Av. Gürbüz Yüksel Ebeveynleri Uyardı; Çocukları yanıltıcı gıda reklam terörüne dikkat!

0

Av. Gürbüz Yüksel

Bilişim Hukuku Bilim Uzmanı

Tüm dünyanın yaşadığı COVİD-19 salgını sürecinde sağlık konusundaki hassasiyetlerimiz artmışken farklı bir konuya dikkat çekmeğe çalışacağım. Malum çağımız bilişim ve iletişim çağı ve hem kurumsal olarak hem de bireysel olarak bu teknolojinin nimetlerinden faydalanmaktayız. Ancak, iletişim teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte son yıllarda çocuklara yönelik televizyon reklamlarının sayısında anormal bir artış olduğu gözlenmektedir. Bu artış en çokta gıda reklamlarında görülmektedir. Gıda üreticisi şirketlerin reklamlarında ise öncelikli hedef kitlesini çocuklar oluşturmaktadır. Çünkü çocuklar hem bugünün hem de geleceğin tüketicileridir ve etkilenmeleri daha kolaydır. COVID-19 salgınının toplumda yarattığı olumsuz etkiden de yararlanarak tüm tüketiciler ve özelliklede çocuklar yiyecek, içecek reklam bombardımanına tutulmuştur.

Avukat Gürbüz Yüksel : Çocuklarımızın Sağlığını ”Gıda” Reklam Teröründen Koruyalım

Gıda şirketleri reklamlarda aldatıcı ve abartılı öğeler kullanarak çocukları gereksiz ve sağlıksız tüketime yönlendirmektedirler. Reklamlar, ürünlerin sadece lezzet, koku, renk gibi özelliklerini ön plana çıkararak şekerli ve yağlı yiyeceklerin besin değerine değinmeyerek çocukları kolaylıkla etkilemekte ve beslenme alışkanlıklarını değiştirebilmektedir. Özellikle son yıllarda çocukluk çağı obezitesinde ciddi artışlar olduğu gerçeği karşısında bu konu daha da önem kazanmaktadır. Elbette ki bunun tek sorumlusu gıda reklamları değildir. Ancak, aldatıcı, yanıltıcı reklamların bu konuda rolü oldukça büyüktür. Burada şunu özellikle vurgulamak isterim ki ilgili yasal düzenlemelere ve etik ilkelere uygun bir şekilde yapılan yiyecek, içecek reklamlarına diyecek bir sözüm yoktur. Onları tenzih ederim

Yapılan bir araştırmada öğrencilerin büyük kısmının televizyon reklamlarında izledikleri yiyecek ve içecekleri hemen alıp tüketmek istedikleri belirlenmiş olup reklamını izledikten sonra en çok satın aldıkları yiyecek türlerinin ilk sıralarda çikolata, cips, kek ve şeker ile fastfood; içecek türlerinin ise kolalı içecekler ve hazır meyve suları olduğu görülmüştür. Bu araştırmadan da görüleceği gibi reklamlar, çocukların görsel algılarına hitap ederek taleplerini artırmakta ve onları bilinçsiz tüketiciler haline getirmektedir.

Yine yapılan başka bir araştırmaya göre 5-6 yaşındaki çocukların %60’ı okuma yazma bilmedikleri halde bir meyve suyunu, markasını söyleyerek ve bu marka üzerinde ısrar ederek almak istemektedirler. Yine aynı araştırma kapsamında her 5 anneden 3’ünün çocuklarının isteğini karşılamak amacıyla kullandıkları markalardan vazgeçerek reklamı yapılan markayı satın almak durumunda kaldıkları belirlenmiştir. 

Televizyon reklamlarının çocuğun sosyal gelişimine katkıda bulunduğu söylenmekle birlikte, sürekli tüketime yönlendiren yanıltıcı bilgilendirmeler yapan reklamlarda çocukların yanlış beslenme alışkanlıkları edinmelerine neden olmaktadır. Bu yanlış ve yanıltıcı reklamların ve uzun süreler TV karşısında hareketsiz kalmanın etkisiyle aşırı yemek yeme, diş çürümesi, obezite ve diyabet gibi sağlık sorunları karşımıza çıkmaktadır. 

ÇOCUKLARI BESLENME TARZLARI, FİZİKSEL VE ZİHİNSEL GELİŞİMLERİNİ ÖNEMLİ DERECEDE ETKİLEMEKTEDİR. SAĞLIKLI BESLENME İSE SAĞLIKLI NESİLLER VE SAĞLIKLI GELECEK DEMEKTİR. GELECEĞİMİZİ EMANET EDECEĞİMİZ ÇOCUKLARIMIZI, ALDATICI, YANILTICI ve OBEZİTEYE YÖNELTİCİ GIDA REKLAM TERÖRÜNE KARŞI KORUMALIYIZ. 

Burada öncelikle ailelere önemli görevler düşmektedir. Çocuklar rol model olarak anne babayı görmekte ve onları örnek almaktadırlar. Öncelikle ebeveynler doğru beslenme alışkanlıkları ile çocuklara örnek olmalıdırlar. Çocukların reklamlarda gördükleri her ürünü satın almalarına izin vermemeli ve acımasız reklam terörüne karşı çocukları savunmasız bırakmayıp, bilinçli tüketici olarak yetişmelerini sağlamalıdırlar.  

Gıda şirketleri yanlış ve yanıltıcı reklamlarla tüketici üzerinde ürünlerinin satışını cazip hale getiren etkiler yaratmaktadır. Bu nedenle Devletimiz, Anayasanın 56 ncı maddesi ile güvence altına alınan “sağlıklı bir çevrede sağlıklı yaşam hakkı” kapsamında olmak üzerine, çocuklarımızı her türlü reklam teröründen koruyucu yasal düzenlemeleri yapmalı, uygulanmasını denetlemeli ve ihlallerini ağır bir şekilde cezalandırmalıdır. Çocukları etkileme olasılığı bulunan reklamların, onlara fiziksel, zihinsel veya ahlaki olarak zarar verebilecek hiçbir ifade veya görüntü içermeyecek şekilde düzenlemeler yapılmalıdır. 

Ülkemizde bu konuyla ilgili çeşitli seviyelerde düzenlemeler mevcuttur. Bunlardan 10 Ocak 2015 yılında yürürlüğe giren “Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği”nde, “Kamu sağlığını bozucu nitelikte reklam olamaz.”  ilkesi mevcut olup çocuklarla ilgili olarak ise; reklamlarda “Çocukların; fiziksel, zihinsel, ahlaki, psikolojik ve toplumsal gelişim özelliklerini olumsuz yönde etkileyebilecek hiçbir ifade ya da görüntü içeremez.” düzenlemesi mevcuttur. Bunların ihlalinde ise idari para cezası veya reklam durdurma cezası uygulanmaktadır. Ancak söz konusu olan geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımız ise, onlara fiziksel, zihinsel, ahlaki, psikolojik olarak zarar verebilecek her türlü tehlikeye karşı daha radikal tedbirler alınmalı ve caydırıcılığı olan cezai müeyyideler öngörülmelidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here