Çam sakızı çoban armağanı …

0

 

Öğleden sonra muayenehanemdeyim, hastaneden doçent arkadaşım telefon açtı. “Hocam, doğumevinde 20 yaşında yeni evli bir hastada servikal gebelik varmış, vaginal yoldan boşaltmak için müdahale etmişler, çok kanamış, üniversiteye bize gönderdiler, ameliyathaneye aldık, ancak hasta halen kanıyor, histerektomi yapmayı düşünüyoruz, durumu ciddi gelmeniz lazım” dedi.

Hemen hastalarımı bırakıp, otoparktan arabamı alarak vakit kaybına yol açmadan taksiyle hastaneye gidip ameliyathaneye koşarak girdim. Hastanın hemoglobin 3-4, alttan tampone edilip, laparatomi yapılmış, 20 yaşındaki hasta aktif aşırı kanadığı için histerektomi- (rahmin alınmasını) düşünüyorlardı

Toplumun sosyal yapısına göre kadının rahminin alınması ya boşanması veya kuma getirilmesi demek. Cerrahi olarak çok uğraştım,serviksi önden –arkadan serbestleyerek serviksi dışarıdan pake halinde suture ettim , şansımız da yaver gitti, kanama azaldı. Bu esnada 5-6 ünite kan verildi,neyse hasta histerektomisiz kurtuldu. Ameliyattan çıktım, bekleyen hastalarıma gittim.

Ertesi gün hastanın gayet iyi olduğunu gördüm ve hasta şifa ile taburcu oldu.

Hasta 2 ay sonra doğumevinde ilk müdahalesini yapan doktor hanıma kontrole gidiyor, doktor hanım ameliyatı benim yaptığımı biliyor. Hasta ve eşine diyor ki “Siz hocaya teşekkür ettiniz mi, sizin hayatınızı kurtardı.” Onlar da ameliyatı benim yaptığımı bilmediklerini ve teşekkür edeceklerini söylüyorlar.

Bir süre sonra bir köylü vatandaş muayenehaneme geldi, “hocam ben size teşekküre geldim, siz benim eşimin hayatını kurtarmışsınız” dedi. Olayı anlattığında vakayı hatırladım, eşinin çok iyi olduğunu söyledi.

Elini ceketinin iç cebine götürerek cebinden kullanılmış küçük karton bir çay kutusu çıkardı, kutu yarıdan kesilerek kapak yapılmış idi.

“Hocam dedi kusura bakmayın, ben köyde çobanım, yol iz bilmem, hayatımda köyümden bir kere çıktım. O da askerlik için, o yüzden size teşekkürde geciktim” diyerek kutuyu masama bıraktı. Bu da size “çam sakızı çoban armağanı” dedi.

Kutuyu aldım, katlanmış kapaklarını açtım içinde küçük, beyazımsı hafif saydam taşlar vardı
. “Bu ne” diye sordum.

“Hocam dedim ya, çam sakızı, sizin için dağların tepelerindeki ağaçlardan teker teker topladım” diye cevapladı…

Gerçekten dağlardan toplayıp biriktirdiği çam sakızını hediye olarak getirmişti.

Bilmiyorum hayatında gerçekten çam sakızını hediye olarak alan başka birileri var mıdır…

Prof.Dr.Sedat Kadanalı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here