Av. Gürbüz Yüksel, Covid-19 salgını sürecinde gıda sağlığı ve güvenliğine dikkat çekti..!

0

Sağlıklı toplumlar sadece son teknoloji ürünü cihazlarla donatılmış modern sağlık tesislerine ve yeterli sayıda nitelikli sağlık insan gücüne sahip olan toplumlar değil, aynı zamanda sağlıklı gıda üreten ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarına sahip olan toplumlardır. Bu yazımda, toplum sağlığı açsından önem arz eden ve sağlıklı bireylerin yetişmesinin temel kaynağı olan gıda sektörünün COVİD-19 salgını sürecindeki durumundan ve bundan sonrası için alınması gereken önlemlerden bahsedeceğim.

Avukat Gürbüz Yüksel

Ülkemizde 11 Mart 2020 tarihinde COVİD-19 Pandemi sürecinin başlamasıyla birlikte tüm sektörlerde olduğu gibi gıda sektörü de salgından olumsuz şekilde etkilenmiştir. Bu süreçte, gıda işleme tesisleri, süpermarketler, kantinler, dinlenme alanları, paket servisler, restoranlar ve açık hava gıda pazarları salgını önlemek için alınan tedbirlere uyum sağlama çabası içine girmiş; bir kısmı tüketici stokları nedeniyle tedarik zincirinden kaynaklı sorunlarla karşılaşmış; kafeler, restoranlar gibi diğer işletmeler ise Covid-19 salgınının yayılmasının önlenmesi için getirilen kısıtlamalar nedeniyle kapanmıştır.

Sürecin daha başında İçişleri Bakanlığının, COVID-19 salgını ile mücadele kapsamında alınacak tedbirlere ilişkin olarak yayınladığı genelgelerle, salgında en temel risk unsurunun vatandaşların toplu olarak bulunduğu mekânlar olduğunu işaret ederek, gıda satışı yapan marketlere ilişkin çeşitli tedbirler getirildi. Bu kapsamda marketlerin çalışma saati ve marketlerde alışveriş yapan müşteriye doğrudan hizmet sunulan alan miktarı ve müşteri sayısı düzenlendi. Örneğin, alan 100 metrekare ise en fazla 10 kişinin içeri alınması, kafeterya ve restoranlarda bitişik masalarda oturan yerler arasında fiziki mesafenin gözetilmesi ve masada en fazla dört müşterinin bulunması gibi.

Yine bu genelgelerle, perakende gıda satışı yapan yerlerin ve marketlerin, hizmet alanı büyüklüğüne göre içeride bulunabilecek azami müşteri sayısını, market girişlerine asarak ilan etmesi ve içeride belirli sayıda müşteri bulunması için gerekli tedbirleri almaları zorunlu kılındı. Aynı zamanda marketlere girmek için bekleyen müşterilerin en az bir metre mesafe ile beklemeleri gerektiğinin sürekli hatırlatılması ve buna ilişkin bir afişin market girişinde görülen bir yere asılması kuralı getirildi.

Pazar yerleriyle ilgili olarak da; her bir satış yerinin (tezgah) arasında en az 3 metre mesafe olacak şekilde düzenlenmesi, ambalajsız satılan yaş sebze ve meyvelerin tüketicilerce temas edilmeden, doğrudan pazarcı esnafı tarafından hijyen kurallarına dikkat edilerek satışının yapılmasına ilişkin tedbirlerin alınması zorunluluğu getirildi.

Diğer taraftan, Sağlık Bakanlığınca kurulan “Bilimsel Danışma Kurulu” 26 Mayıs 2020 tarihinde “Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi” isimli kapsamlı bir çalışma yayımladı. Bu rehberde özetle, COVID-19’un bulaşma riskini en aza indirgemek amacıyla sosyal mesafe kurallarına riayet edilmesi, çalışırken uygun şekilde maske kullanılması ve hijyen kurallarına (sık sık el yıkama) uyulması önerildi.

TEDBİRLERİN YASAL DAYANAKLARI
Yukarıda yer verdiğimiz tedbirlere ilişik düzenlemelerin yasal dayanakları konusunda kamuoyunda ve hukukçular arasında pek çok tartışmalar vuku bulmuştur. Toplum sağlığını korumak ve salgının yayılmasını önlemek amacıyla gerek İçişleri Bakanlığı tarafından ve gerekse Sağlık Bakanlığı tarafından alınan tedbirler (genelgeler, rehberler ve uygulamalar) 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 27 nci maddesine dayanılarak uygulanmıştır. Genel gerekçe “Kamu Güvenliği ve Kamu Sağlığı” dır. Salgın kapsamında alınan tedbirlere uymayanlara ise 1593 sayılı UHK’nın 282 nci maddesi gereğince idarî para cezası, karantina tedbirlerine uymayanlara ise TCK’nın 195 inci maddesi gereğince hapis cezası verilebilecektir.

GIDA SEKTÖRÜ NE YAPMALI?
Yeni normale geçiş ile birlikte toplum sağlığının korunması için gıda işletmeleri, COVİD-19 salgın sürecinden edinilen tecrübeleri de katarak, sadece COVID-19 salgın sürecine ilişkin riskleri değil, bundan sonrada karşımıza çıkabilecek olası tehlikeleri de kapsayacak şekilde çalışanlar ve hizmet alanlar için bir risk değerlendirmesi yapmalıdır. Bu riskleri mümkün olduğunca azaltmak için güvenli çalışma sistemlerinin uygulanması, gıda üretim, dağıtım ve sunum aşamalarında yetkili kurumların önerdiği şekilde hijyen kurallarına uyulması, hayati önem taşımaktadır. Ayrıca dezavantajlı grupların (65 yaş üstü yaşlılar, 18 yaş altı gençler, hamileler, engelliler gibi) her biri için de ayrı ayrı risk değerlendirmesi yapılmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır.

SALGININ YAYILMAMASI İÇİN GIDA SEKTÖRÜNE ÖNERİLEN TEDBİRLER
● Gıdaların hazırlanması, işlenmesi ve sunulmasında iyi hijyen uygulamalarının sürdürülmesi.
● Çalışanların sık sık el yıkaması ve binaların dezenfekte edilmesi gibi iyi hijyen uygulamalarının sürdürülmesi,
● Marketlerde sabun, su ve el dezenfektanı sağlayarak, mümkünse ek el yıkama alanları sağlanması.
● Çalışanların mümkün olduğunca fiziki mesafeyi korumasının sağlaması, müşterilere de fiziki mesafeye uymalarını ve maske kullanmalarını hatırlatıcı uyarılar yapılması.
● Hastalık belirtileri olan müşterilerin dükkâna girmemeleri için dış cephede uyarı yazısı olması.
● Tesis içinde hareket etmeyi kolaylaştırmak için müşterileri yönlendirici dikey tabelalar kullanılması.
● Kasa önlerine ek bir koruma unsuru olarak pleksiglas koruyucu bariyerler yerleştirilmesi.
● Yaşlı, çocuk, engelli müşteriler için özel alanlar oluşturulması ve temassız ödeme önerilmesi,
● Gıda işletmelerinin, uygun ambalajlar kullanması (özellikle pilav veya pişmiş et gibi gıdaların yüksek riskli olduğu) ve teslimat yerlerinin 30 dakikadan fazla sürmemesi.
● Sosyal mesafe kurallarına uymak için teslimat kuryeleri, yiyeceği doğrudan tüketiciye teslim etmek yerine, yiyecekleri tüketicinin kapısına bırakması.
● Nakit ödemelerden mümkün olduğunca kaçınılması ve temassız ödemelerin teşvik edilmesi.
● Her durumda belirlenen protokollere uygun olarak, işyerinin kullanım özelliklerine ve yoğunluğuna uygun havalandırma, temizlik ve dezenfeksiyon önlemleri alınması.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Yeni normale geçiş ile birlikte, düzenleyici ve denetleyici otoriteler olarak Sağlık Bakanlığı ve Tarım Bakanlıkları, kendi görev alanlarıyla ilgili üretimden satışa kadar gıda zincirinin her halkasında yer alan tüm gıda (yiyecek-içecek) sektörü mensuplarının, bundan sonraki sürçlerde de benzer sorunlarla karşılaşılacağı varsayımından hareketle öngörülebilir riskleri de dikkate alarak, bir acil durum planı yapmalarını ve bu çerçevede gerekli önlemleri almalarını sağlamalıdırlar.

Ayrıca yaşanan COVİD-19 tecrübesi ışığında gelecek yıllara sâri olmak üzere; gerek Sağlık Bakanlığı ve gerekse Tarım Bakanlığı mevcut gıda sağlığı ve güvenliği politikalarını ve prosedürlerini gözden geçirmeli ve güncellemelidirler.
Diğer taraftan toplum sağlığını tehdit eden ve ülke ekonomisini olumsuz etkileyen bu tür pandemilerde salgını önleme sürecini geciktirmemek ve olası tartışmalara meydan vermemek için alınacak tedbirlere ve uygulamalara dayanak teşkil eden mevcut yasaların revize edilmesi veya ayrı bir pandemi yasası çıkartılması uygun olacaktır.
Av. Gürbüz Yüksel
Bilişim Hukuku Bilim Uzmanı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here