DSÖ: ”El yıkamak ve sosyal mesafe yeterli olmayacak”

0

DSÖ: ”El yıkamak ve sosyal mesafe yeterli olmayacak”

En önemli tedbirlerden olan el yıkama ve sosyal mesafenin korunmasının salgını önlemede yeterli olmadığı açıklamasını yapan Dünya Sağlık Örgütü, (DSÖ) korona virüsün havada asılı kalan damlacıklar yoluyla yayılma ihtimalini saf dışı bırakamayacağı ifade etti. El yıkamak ve sosyal mesafenin virüsten korunmak için yeterli olmayacağını söyledi.

BBC Türkçe’nün haberine göre, Bilim insanları, el yıkama ve sosyal mesafe gibi önlemlerin büyük önem taşıdığını ancak havadan bulaşan hastalıklara karşı yeterli olmayacağı yönünde kanaat belirtiyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün bu açıklaması önemli bir tavır değişikliği olarak gösteriliyor. Bu konuda aylardır yapılan araştırmalarda korona virüsün hava yoluyla bulaştığına dair bulgular elde edildi. Son dönemde ise hava yoluyla bulaşmanın nasıl gerçekleştiği yönündeki çalışmalar hız kazandı.
 
Bu araştırmaların sonuçlarına bakılarak politika değişikliğine gidilmesi halinde korona virüsle mücadelede alınan önlemlerin değiştirilmesi ve el yıkama, sosyal mesafe gibi uygulamalara yenilerinin eklenmesi gündeme gelebiliceği söyleniyor. Korona virüs, şu anda ağırlıklı olarak temas yoluyla bulaşan bir virüs olarak değerlendiriliyor ve önlemler de buna uygun olarak uygulanıyor.

Sağlık Bakanlığı’nın internet sitesinde enfeksiyonların dört yolla bulaştığı belirtiliyor ve bunlar hava yolu, temas, ara kaynak ve vektör olarak sıralanıyor.
Sağlık Bakanlığı, hava yolu ile bulaşmayı “Mikroorganizmaları içeren partikül yada toz parçacıkları havada uzun süre asılı kalır ve hava akımları ile geniş alanlara yayılırlar. Solunarak duyarlı konak tarafından alınırlarsa hava yolu ile bulaş meydana gelir” olarak tanımlıyor.

Damlacık saçılması, hasta kişinin “konuşma, gülme, hapşırma, öksürme ile ortama enfekte salgılar” saçması olarak tanımlanıyor ve bunların havada 1 metre kadar yayılabileceği belirtiliyor. Damlacık saçılması ile bulaşabilecek hastalıklara boğmaca, grip ve zatürre örnek olarak gösteriliyor.
Şu anda korona virüs ağırlıklı olarak doğrudan, dolaylı ve damlacık saçılması gibi yollarla temasla bulaşan bir hastalık olarak nitelendiriliyor.

Laboratuvar ortamında yapılan araştırmalar, suni olarak aerosolleştirilmiş (serpintiye dönüştürülmüş) korona virüsün havada en az üç saat canlı bir halde asılı kalabildiğini ortaya koydu. Ancak bilim insanları, laboratuvar ortamında yapılan bu araştırmaların gerçekleştirildiği ortamların gerçek hayattaki koşullarla aynı olmadığını belirtiyor.

ABD’nin Washington eyaletinde bulunan Mount Vernon’da tek bir kişinin koro provasında en az 45 kişiye virüsü bulaştırdığı görüldüğü kaydedildi. Virüsün bulaştığı bazı kişilerin, prova boyunca virüsü bulaştıran kişiye 2 metreden fazla yaklaşmadığı tespit edildi. Çin’in Guangju kentinde ise 24 Ocak akşamı bir restoranda yemek yiyen ve korona virüs taşıyan bir kişi, aynı mekandaki dokuz kişiye daha virüs bulaştırdı.

Restoranda yapılan araştırmada, virüsün bulaştığı dokuz kişinin oturma düzeninin klimanın hava üfleme yolu üzerinde olduğu görüldü. Hava akım düzeni, klimanın virüsü 6 metre uzağa kadar taşımış olabileceğini ortaya koydu.

Bilim insanlarının sıraladığı önlemler arasında kamu binalarının aşırı kalabalıklaşmasını önleyecek önlemlerin alınması, iç mekanların doğru düzgün bir şekilde havalandırılması ve hava filtre sistemlerine antiseptik ultraviyole ışıkların eklenmesi yer alıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here