Hekimlerin yüzde 95’i 5. maddeye karşı

0

TBMM’de Grubu Bulunan Siyasi Parti Başkanları’na

Aşağıda imzası bulunan TTB Merkez Konseyi ve Tabip Odası başkanları olarak,TBMM Genel Kuruluna bu hafta gelmesi beklenen “Sağlık Yasa Tasarısı” ile ilgili;
uyarılarımızı, kaygılarımızı, itirazlarımızı ve beklentilerimizi sizlere bir kez daha iletiyor; söz konusu tasarıda hekimler ve sağlık ortamı için telafisi güç, etik dışı olmanın yanı sıra hukukla da bağdaşmayan maddelerin yer aldığını ve bu maddelerin bu haliyle yasalaşmasının tarihsel bir hata olacağını bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

1. “Sağlık Yasa Tasarısı”nın 24. maddesinde yer alan şiddeti önlemeye yönelik tedbirler yetersizdir. Sağlıkta yaşadığımız şiddet ikliminin farkına varılmadığının göstergesidir. Neredeyse her yıl bir hekimin ölmesine ve yüzlercesinin yaralanmasına yol açan sağlık ortamındaki şiddetin önlenmesi için yasa maddelerinin caydırıcı ceza ve uygulamaları da içermesi zorunludur.
2. “Sağlık Yasa Tasarısı”nın 5. maddesinde yer alan hekimlik yapılmasına dair kısıtlama ve yasaklamaların mevcut Anayasal hukukumuz, evrensel hukuk normları ve hepsinden önemlisi hekimliğin esasını oluşturan etik ve tıbbi deontolojik kurallar ile bütünüyle çelişen bir içeriktedir. Oysa ülkemizde hekimliğin kimler tarafından ve nasıl uygulanabileceğine dair hukuksal düzenlenmeler açık ve yeterlidir.
Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 28. Maddesi (değişik: 23/1/2008-5728/25 md.);
“Hekimlik mesleğinin icrası için; Türk Ceza Kanunu’nun 53. Maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı baş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına mahkum olmamak gerekir.” der.
3. Türkiye’de hekimlik yapmanın kriterleri yasal olarak mevzuatta mevcuttur. 1219 sayılı Tababet ve Şuabat-ı Tarz-ı İcrasına Dair kanunun 1. Maddesi bunu net olarak ifade eder. “ Türkiye Cumhuriyeti dahilinde tababet icra ve herhangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olunması şarttır.” Dünyanın bütün ülkelerinde hekimliğin temel kriteri budur. Bu nedenle kısmi süreli ya da sürekli olarak, hekimlik yapmanın ya da hekimliğin olmazsa olmaz bir parçası olan rapor ve reçete yazmanın sınırlanması; rapor yazamayan ya da “raporları adli ve idari olarak kabul görmeyen hekim” kategorisi yaratmanın ülkemize bir yararı olmayacağı gibi, binlerce hekim ve ailesini, beraberinden onlardan yararlanacak hastaları mağdur edeceği ve hekimliğin temelini sarsacağı bilinmelidir.
4. Tüm bu gerekçelerle TBMM’de yasa yapma gücünüzü hukuk, etik, deontoloji ve vicdandan yana yapmanızı; yeni ve sürekli mağduriyetler yaratmamanızı ve söz konusu “Sağlık Yasa Tasarısı”nı geri çekme ya da uyarılarımız doğrultusunda revize etme sorumluluğunu göstermenizi bekliyoruz.

TTB Merkez Konseyi Başkanı… Prof. Dr. Sinan Adıyaman

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here