sağlık haberleri covid koronavirüs atama sağlık personeli alternatif tıp sendika haberleri anne ve çocuk hastalıklar sağlık turizmi sağlık hukuku biyoteknoloji ilaç ve patent
DOLAR
8,4773
EURO
10,0850
ALTIN
493,71
BIST
1.414
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Sıcak
35°C
Ankara
35°C
Sıcak
Cuma Sıcak
37°C
Cumartesi Gök Gürültülü
32°C
Pazar Gök Gürültülü
30°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
32°C
COVID-19 salgınını hızla dünyanın her köşesine yayılması ve 11 Mart 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından resmen pandemi ilan edilmesiyle birlikte, dünya çapındaki hükümetler bu olağanüstü duruma karşı acil önlemler almış ve almaya devam etmektedirler. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığı ve bilim kurulunun yayınladığı ve güncellediği rehber eşliğinde tanı ve...
05.08.2020
Tarsus’ta bir eczanede, eczacımızın hastaya eşdeğer ilaç vermek istemesi üzerine gerçekleştiği öne sürülen 1’i ağır 4 kişinin yaralandığı elim saldırıyı kınıyoruz. Bakanlık olarak olayın takipçisi olacağız. Böyle bir olayın bir daha yaşanmaması ve sağlıkta şiddetin son bulması için gereken tedbirleri almaya devam ediyoruz. Bu hadiseye sebep olduğu belirtilen muadil (eşdeğer)...
01.07.2018
Demans ile yaşamak, her zaman kişi ve etrafındaki kişiler için günlük zorluklar getirmektedir.  Demanslı bireyler ve yakınları için Korona virus salgınının doğurduğu endişe, korku ve yalnızlığın hissedilmesi günlük hayatı daha da zor hale getirmektedir. Demans ile yaşayan büyüklerimiz için en büyük güvence; yalnız olmadıkları ve her an yardımın yanlarında olduklarını...
30.03.2020
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ülkemiz için bir ilki daha gerçekleştirerek TÜSEB Klinik Araştırmalar Merkezi’ni kurdu. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ülkemiz için bir ilki daha gerçekleştirerek TÜSEB Klinik Araştırmalar Merkezi’ni kurdu. Başkanlığını Prof. Dr. Adil Mardinoğlu ve Genel Sekreterliğini Prof. Dr. Hasan Türkez’in yaptığı TÜSEB yeni yönetim döneminde kısa...
23.08.2019

Prof Dr Ömer Özkan : “Kadavradan organ bağışında sınıfta kaldık”

Prof Dr Ömer Özkan : “Kadavradan organ bağışında sınıfta kaldık”

Türkiye’de ilk yüz, çift kol ve rahim naklini gerçekleştiren Prof. Dr. Ömer Özkan, farklı yeni nakiller yapmak için çalışmaları olduğunu belirterek, “Kol, yüz naklinde dünyanın ilk üçündeyiz.

Türkiye’de ilk yüz, çift kol ve rahim naklini gerçekleştiren Prof. Dr. Ömer Özkan, farklı yeni nakiller yapmak için çalışmaları olduğunu belirterek, “Kol, yüz naklinde dünyanın ilk üçündeyiz. Karaciğer, kalp, böbrek gibi diğer nakillerde de dünyada asla ilk beşin dışında değiliz.” dedi.

Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Özkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin organ naklinde dünya sıralamasında çok iyi bir yerde olduğunu söyledi. Özkan, kadavradan organ bağışında ise son sıralarda yer aldığını belirtti.

“Kadavradan organ bağışında sınıfta kalmış durumdayız.” diyen Özkan, organ bağışında farkındalık oluşturmak için 3-9 Kasım’ın Organ ve Doku Bağışı Haftası olarak kutlandığını dile getirdi. Özkan, farkındalık anlamında maalesef istenilen başarıya ulaşılamadığını ifade etti.

Organ bağışının faydalı, başkalarını yaşatmanın erdemlilik olduğunun bilinmesi gerektiğini aktaran Özkan, hiçbir nakilde insanların cebinden beş kuruş çıkmadığını, tamamının devlet tarafından karşılandığını vurguladı.

“Yaşıyorken veriyoruz, öldükten sonra vermiyoruz”

Maddi ve manevi olarak mazeret edilecek hiçbir durumun olmadığına vurgu yapan Özkan, şunları kaydetti:

“Manevi olarak da çözüldü. Beyin ölümü olmuş, bir iki gün içinde tamamen kaybedileceği yüzde 100 olan insanların organlarının başka insanlara umut olması, onların hayatını daha kaliteli yaşamasını sağlaması önemli. Ana amacımız bu. Bu hedefe henüz ulaşamadık, kadavradan bağış konusunda dünyanın çok gerisindeyiz. Canlı nakillerde dünyanın çok ilerisindeyiz. Yaşıyorken organlarımızı veriyoruz, öldükten sonra vermiyoruz.”

Yüzde 20, 25 olan kadavradan nakil oranlarının artık yüzde 40’lara çıkmasını öneren Özkan, bağışlanan organın transferinden ameliyatına, nakil sonrası ilaçlarına kadar her şeyin devlet tarafından karşılandığını bildirdi.

Birkaç aylık bebekten, 70 yaşındaki insana kadar her yaş grubuna nakil yapabildiklerini belirten Özkan, şöyle konuştu:

“Organların zorunlu alınması konusunu birçok ülke çözmüş durumda. İran’da bu sorun yok. İspanya en yüksek oranda dünyanın kadavradan nakil yapılan ülkesi. Bunların kanunlarında çözülmüş. Beyin ölümü gerçekleşen kişinin zorunlu olarak organlarının bağışı konusu, bizde de gündeme gelip tartışılması, toplum hazır olduğunda da kanun çıkarılması gerekiyor.”

Türkiye’nin canlı nakilde dünyada ilk sıralarda yer aldığına işaret eden Özkan, canlı nakillerin kadavraya göre çok daha zor olduğunu, tecrübe gerektirdiğini anlattı.

“Yapay organlarla ilgili güzel çalışmalar var”

Organ nakillerinde her geçen gün yeni yöntemlerin, solüsyonların, ameliyatta kullanılan tekniklerin değiştiğini bildiren Özkan, hastaya daha az zarar verildiğini, kısa sürede taburcu edildiğini söyledi.

Yapay organ üzerinde çok iyi çalışmalar olduğunu belirten Özkan, “İnşallah gelecekte yapılmaya başlanır. Bunlar çözüm getirecektir ama buna bizim ömrümüz yeter mi bilmiyorum. Günümüzde daha iyisi yapılana kadar en iyisi organ nakli.” dedi.

Yurt dışından gelen hastalara da donörden nakil yaptıklarına dikkati çeken Özkan, “Sağlık turizmi açısından organ nakli güzel bir kalem. Hasta ve donör kendisi geliyor, ülkenin teknik altyapısını, iş gücünü, doktorların tecrübesini kullanıyor ve birkaç gün içerisinde sağlıklı şekilde ülkesine dönüyor. Ülkeye belirli oranda döviz bırakmasını sağlıyorsunuz. Bunun teşvik edilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Sağlık turizmi için işi rekabete bırakmadan, sertifikalı ve ruhsatlı merkezlerin denetim altında bu nakilleri yapması gerektiğini belirten Özkan, nakilde yaşanacak en küçük olumsuzluğun tüm emeği sıfırlayacağını, ülkenin prestijini etkileyeceğini söyledi.

“Hastamız çok ama donör yok”

“Dünyada Türkiye kadar organ naklini destekleyen başka bir ülke yok.” diyen Özkan, her türlü ameliyatı yapabilecek tecrübe ve altyapıya sahip olduklarını anlattı.

Özkan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Koruyucu tedbirlerle inşallah organ bekleyen kişi sayısı azalır ama insanoğlu var oldukça nakiller de hep olacak. Tüm nakillerde çok iyi durumdayız. Yüz, kol, kompozit doku naklinde dünyanın ilk üç ülkesinden biriyiz. Diğer nakillerde de dünyada asla ilk beşin dışında değiliz. Dünyada en çok çeşit naklin yapıldığı ülke biziz. Yüz, çift kol, rahim naklinden sonra yeni nakiller üzerine de çalışıyoruz, hazırlıklarımız var. Bunu yapmak için azmimiz, tecrübemiz ve altyapımız var. Mutlaka bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. 40 çift kol nakli bekleyen hazır hastamız var. Yüz nakli için bekleyen epey hastamız var. Hastamız çok ama donör yok. Altı ayda bir değerlendirip, listeleri güncelliyoruz.”

Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.