Sağlık Turistinin Hatalı Saç Ekiminden Kaynaklanan Tazminat Davası

0

Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı A.. O.. tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin saç ekimi yaptırmak için Almanya’dan Türkiye’ye geldiğini, davalı şirket yetkilisi G.. Ü.. ile saç ekimi için 1.500 euroya anlaştıklarını, bu bedelin ödendiğini, yapılacak saç naklinin steril ortamda gerçekleşeceğinin belirtildiğini, ancak saç ekiminin steril ortamda gerçekleşmediğini, saç ekiminde simetrinin yamuk olduğunu, saç ekimi sırasında vadedilen hususların yerine getirilmediğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere davalı şirkete ödenen 1.500 euro saç ekim ücreti, 224,66 euro saç ekimi için Türkiye’ye geliş masrafı, 441,36 euro saç ekimi için alınan zorunlu izin sebebiyle meydana gelen gelir kaybı, 45 euro ilaç gideri, 25 euro telefon ve posta masrafı, 80 euro benzin masrafı, 45 euro klinikten alınan doktor masrafı, 30 euro tercüme masrafı olmak üzere toplam 2.391,02 euro maddi tazminat ile 5.000 euro manevi tazminatın fili ödeme günündeki TL karşılığının faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı G.. Ü.. ve … Saç Ekimi Estetik Epilasyon ve Güzellik Merkezi Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı G.. Ü..’in olaydan şahsen sorumlu tutulamayacağını, operasyonun Mega tarafından yapılmadığını, bu konuda operasyon ve işlemler için dava dışı .. Tıp Hizmetleri A.Ş (B.. Tıp Merkezi) ile sözleşme imzalandığını, davalılar aleyhine açılan davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının bu olay nedeniyle zarar görmediğini, operasyonda hiçbir hata veya eksiklik yapılmadığını, tazminat ödenmesini gerektirecek bir hizmet kusurunun bulunmadığı, alında ve saçta mutlak bir simetriden bahsetmenin tıbben mümkün olmadığını, ekim neticesinde ortaya çıkan saç şeklinin olması gereken doğal görünüme yakın olduğunu, saç ekim sertifikasında operasyonu gerçekleştiren doktor Op. Dr. A.. O.. ile diğer elamanlarının adının geçtiğini, cerrahi operasyonu Dr. A.. O..’nun gerçekleştirdiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı A.. O.., davacıyı tanımadığını, kendisinin B…Tıp Merkezinde genel cerrah olarak çalıştığını, ancak saç ekimi konusunda yetkisi ve davalı şirketle ilgisinin bulunmadığını belirterek, davanın husumetten reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 500 euro maddi, 1000 euro manevi tazminatın 06.06.2007 tarihinden itibaren euro için devlet bankalarının yıllık mevduat için uyguladığı en yüksek faiz oranı dikkate alınarak hesaplanacak faizi ile birlikte ödeme günündeki TL karşılığının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan mütesesilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, saç ekimi operasyonu nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
TMK 6.maddesine göre, herkes iddiasını dayandırdığı maddi olguları ispatla yükümlüdür. Davacı da yapılan saç ekimi operasyonu nedeniyle maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ispat etmekle yükümlüdür.
Borçlar Kanunu’nun 41.maddesinin birinci fıkrası hükmünde, zarar görenin haksız fiil nedeniyle uğradığı zararın tazminini haksız fiil sorumlularından isteyebileceği açıklanmıştır.
TBK’nun 41. maddesinde deyimini bulan zarar, mal varlığında meydana gelen bir azalmayı yani eksilmeyi ifade eder. Bu eksilme, mal varlığının zarar verici eylemin işlenmesi sonucu içine düştüğü durum ile bu eylem olmasa idi mal varlığının bulunacak olduğu durum arasındaki farktan ibarettir. Nitekim, tazminatın amacı da mal varlığındaki eksilmenin giderilmesi ve onun eski duruma getirilmesinin sağlanmasıdır.
Manevi zarar ise, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Manevi tazminat ise manevi zararın giderim biçimidir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, hukuka aykırı bir fiilin bulunması, bu fiil ile kişilik hakkının ihlal edilmesi, ihlal fiilinin kişilik değerlerinde objektif bir eksilmeye sebep olması ve zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Manevi tazminat ile saldırı ile kişinin kişilik değerlerinde meydana gelen zarar giderilmeye çalışılmaktadır.
Yasalarımız manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar kişinin ve ailenin onur ve saygınlığına yönelik suçlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi, isme saldırı, nişan bozulması, evlenmenin feshi, babalığın benimsenmemesi, bedensel zarar ve öldürmedir.
Somut olayda, davacıya 06.06.2007 tarihinde, davalı şirket tarafından 3-5 bin saç teli nakli yapıldığı, operasyonun Op. Dr. A.. O.. tarafından gerçekleştirildiği, bu işleme ilişkin Saç Ekim Sertifikası bulunduğu, davacının operasyon öncesi, operasyon ve sonuçları hakkında bilgilendirildiği, buna ilişkin 06.06.2006 tarihli Muvafakatname bulunduğu, operasyon bedeli olarak 2.700,00 TL ödendiği anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumunun 19.10.2011 tarihli Raporu ile, Almanya’dan gelerek saç ektiren fakat saç çizgisinin yamuk olduğu iddiasında olan 1963 doğumlu Ö.. D.. hakkında düzenlenen adli ve tıbbi belgelerin incelenmesinde, saç ekimi planlanırken kişinin önceki doğal görümüne en yakın olması gerektiği, alın bölgesinin eğimli olduğu, saçta ve alın bölgesinde mutlak bir simetrinin olmasının mümkün olmadığı, saç ekimi işleminden bir ay sonra ekilen saçların bir kısımının dökülmesinin olağan olduğu, kişinin anamnezdinde 2000 senesinde başka bir saç ekimi hikayesi olduğundan 2. kere yapılan müdahalede ne kadar ekim yapıldığı ayrımının yapılamayacağı, bu tür işlemlerde vücudun verdiği farklı sonuçlar alınabileceği, dolayısı ile yapılan uygulamaların tıp kurallarına uygun olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamından, davacıya yapılan saç ekim operasyonunun tıbbi kurallara uygun olarak yapıldığı, davacının operasyon öncesi bilgilendirildiği ve muvafakatinin alındığı, davacının operasyon nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığına ilişkin iddiasını ispat edemediği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Maddeler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here