Tıbbi Hata ve Sonucunda Sağlık Çalışanlarının Tazminat Sorumluluğu -1-

0

Hatalı tıbbi müdahaleden dolayı sorumluluk, temel olarak üç hukuk disiplini kapsamında ele alınmaktadır. Örneğin hatalı tıbbi müdahale sonucu hasta, görme yeteneğini kaybetse bu durumda, ceza hukuku bakımından taksirle yaralama suçu nedeniyle ceza hukuku sorumluluğu, borçlar hukuku bakımından sözleşme tarafının yahut fiili icra edenin tazminat sorumluluğu, bazı durumlarda ise idarenin tazminat sorumluluğu söz konusu olacaktır. Hatalı tıbbi müdahale dolayısıyla hekimler bakımından meslek örgütlerinin (Tabip Odaları) uyguladığı disiplin yaptırımları da gündeme gelmektedir. Hatalı bir tıbbi müdahalede bu sorumluluk türlerinden sadece birinin, birden fazlasının veya tümünün yaptırımlarının uygulanması mümkündür. Bir tıbbi müdahale, gerekli hukuka uygunluk koşulları yerine getirilmişse bu durumda, hiçbir biçimde bir sorumluluk söz konusu olmaz. Bu nedenle öncelikle, hekimin tıbbi müdahalesinin hukuka uygun sayılmasını gerektiren koşulların ortaya konulması gerekir. Tıbbi müdahalenin hukuka uygunluğu bakımından ise esas itibarıyla şu koşulların gerçekleşmesi gerekir:
1. Tıbbi müdahalenin varlığı
2. Kişinin somut olaydaki tıbbi müdahaleye yetkili olması
3. Hastanın (ilgilinin) rızasının bulunması
4. Tıbbi müdahalenin dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun bir biçimde yerine getirilmesi.

Daha anlaşılır ve faydalı olması açısından bu yazımda “Tıbbi Hata” kavramı, bir sonraki yazımda ise “Tıbbi Hata Sonucunda Sağlık Çalışanlarının Tazminat Sorumluluğu” konusunun üzerinde duracağım.
Tıbbi Hata Kavramı
Tıbbi literatürde hata kavramı, “hastaya zarar verebilen veya vermeyen sapmalar” şeklinde tanımlanmaktadır. Tıbbi müdahale süreci, hastanın hekime başvurması ya da getirilmesi ile başlar ve tedavinin tamamlanması, hastanın ölümü, hastanın kendi rızası veya yakınlarının talebi ile hastaneden ayrılması, bir başka yerde veya hekimle tedaviye devam etmeye başlaması gibi durumlara kadar devam eder.
Tıbbi hataların kaynaklarını ;
a. İletişim eksiklikleri ve kayıt hataları
b. Aydınlatılmış rızanın bulunmaması
c. Yetki sınırlarının aşılması ve konsültasyon
d. Tanı hataları olmak üzere 4 başlık üzerinden inceleyebiliriz.
Buna göre;
Hekim, kendi uzmanlık alanı dışındaki konularda yetki ve sınırlarını aşmamalı, uzmanlık alanı dışında kalan konularda uzmanlardan yardım almalıdır. Aynı zamanda hastanın
planlanan tedavi hakkında yeterince aydınlatılması gerekir. Aksi halde doğacak sonuçlardan sorumluluk doğabilecektir. Örneğin; herhangi bir tıbbi sorun nedeniyle ilaç kullanan ve bu
esnada gebe kalan bir kadın ilacın kullanımının yol açacağı riskler konusunda bilgilendirilmesi gerekmektedir. Hekim hastasına her durumda kesin tanı koyamayabilir. Ancak, eldeki olanaklarla tanı konulabilecek olan hastalığın tanısının konmaması önemli bir tıbbi hata uygulaması olarak görülmektedir. Tıbbi hatalar tazminat sorumluluğunu da beraberinde getirdiğinden “Tıbbi Hata Sonucunda Sağlık Çalışanlarının Tazminat Sorumluluğu” konusunun üzerinde duracağım bir sonraki
yazımda görüşmek dileğiyle…

Kaynakça; Hakan Hakeri, Tıp Hukuku, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2015
Av. Mustafa GÖNÜL
(İstanbul Barosu’na Kayıtlı Avukat)
Hakları Saklıdır © 2017 – İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Görüş ve önerileriniz için ; av.mustafagonul@gmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here