Tıbbı Kayıtların (Hasta Dosyasının ) Kaydedilmesi Ve Saklanması ; Sağlık Kuruluşunun Sorumluluğundadır

0

“Enjeksiyon Nöropatisi” İle İlgili 1 Malpraktis Davası Hakkında; Anayasa
Mahkemesi’nin Verdiği Karar; 08 Mayıs 2019 Tarih’inde Resmi Gazete’de
Yayınlandı.
Anayasa Mahkemesi; “Teşhis ve tedavi sürecindeki verilerin
kaydedilmesi ve makul bir süre saklaması sorumluluğu, tıbbi
müdahaleyi gerçekleştiren Sağlık Kuruluşu’na ait olduğuna”
hükmetmiştir.
Anayasa Mahkemesi Kararı’nda; Hasta Dosyası (Hasta Tıbbi Kayıtları)
Olmaksızın Karar Verilmesinin; “ETKİLİ YARGISAL SİSTEM KURMA
YÜKÜMLÜLÜĞÜ”ne Aykırı Olduğu Kabul Edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi Kararı’na Göre;
Tıbbi müdahale sonucunda vücutta sakatlık ya da maddi ve manevi varlığı
zedeleyen diğer rahatsızlıkların meydana geldiği vakıalarda, müdahalenin
tıp biliminin güncel ve genel kabul gören teşhis ve tedavi sürecindeki
kayıtların incelenmesiyle mümkün olabilmektedir. Bu nedenle; bu kayıtların
tutulması, saklanması ve gerektiğinde yargısal mercilere ibraz edilmesi
büyük önem taşımaktadır. …
Hasta Kayıt Dosyası’nda yer alması gereken bir bilgi veya belgenin Hasta
Dosyası’nın tutulması veya saklanması hususunda Sağlık Kuruluşu’nca
gereken özenin gösterilmemesi sonucu yargı mercilerine ibraz edilmediği ve
bu sebeple Sağlık Kuruluşu’nun tıbbi sorumluluklarına uygun davranıp
davranılmadığının değerlendirilemediği hallerde bu durum; somut olayın
özel koşulları haklı kılmadıkça; Başvurucu/Davacı aleyhine
YORUMLANMAMALIDIR. Zira bu konuda; Başvurucular Sağlık Kuruluşu’na
nazaran oldukça zayıf konumda yer almakta ve Başvurucular’ın açacağı
Dava’daki başarı şansı çoğunlukla Davalı Taraf olan Sağlık Kuruluşu’nun bu
konudaki yükümlülüğünü yerine getirmesine bağlı olmaktadır. Dolayısıyla;
Sağlık Kuruluşu’nun elinde bulunan belgelerin Mahkeme’ye sunulmamış
olmasının Başvurucu aleyhine yorumlanması, Başvurucu açısından aşırı ispat külfeti doğurucu ve adil olmayan bir durum oluşturacaktır.

Somut Olay’da “Uyuşma” şikayeti üzerine Başvurucu/Davacı’yı muayene
eden Doktor’un sorumluluğunun tespitinde önem taşıdığı açık olan
Muayene Bulguları’nın kayıt altına alınıp alınmadığı İlk Derece
Mahkemesi’nce araştırılmamış ve gereken kayıtların tutulmamasının
Doktor’un ve Sağlık Kuruluşu’nun sorumluluğuna ne yönde etki edeceği
değerlendirilmemiştir.

İlk Derece Mahkemesi’nin Hasta Dosyası’nın tutulması yükümlülüğünün
Sağlık Kuruluşu’na ait olduğu hususunu gözetmeden Muayene Bulguları’nın
bulunmaması nedeniyle Hekim hakkında değerlendirme yapamayacağını
ifade eden Adli Tıp Kurumu’nun Raporu’nu esas alarak İdare’nin
sorumluluğunun ispatlanamadığı hükmüne varması, Başvurucu’ya davalı
İdare’ye karşı dezavantajlı bir konuma düşürmüştür. Bu durumda; İlk
Derece Mahkemesi’nce yapılan incelemenin “etkili yargısal sistem kurma
yükümlülüğü”ne uygun nitelikte bir inceleme olduğu söylenemez.

Anayasa Mahkemesi; Başvurucu’ya uygulanan enjeksiyonun yapılış tekniği
bakımından hatalı olup olmadığı konusunda somut bulgulara dayalı
Gerekçe bulunmaması, buna ilişkin kayıtların Doktor ve Sağlık Kuruluşu
tarafından tutulmamış olması konusundaki sorumluluğun
değerlendirilmemesi, Hasta Dosyası’nın tutulması yükümlülüğünün Sağlık
Kuruluşu’na ait olduğu hususu göz ardı edilerek yargılamada
Başvurucu’nun davalı İdare’ye karşı dezavantajlı bir konuma düşürülmesi
nedenleriyle, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiği
sonucuna varmıştır.

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI EKTE’DİR. (PDF) …

PDF

(Karar, İçeriği ve Gerekçesi Hakkında Açıklama ve İtirazlarımı Ayrıca Sunacağım.)
Avukat / Uzman Arabulucu
ÜMİT ERDEM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here