Türk Eczacılar Birliği : ”Aşı Karşıtlığının En Büyük İlacı Şeffaflıktır”

0

Ülkemizde henüz herhangi bir COVID-19 aşısı Sağlık Bakanlığı tarafından onay
almış durumda değildir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre tüm dünyada 100’ün üzerinde
COVID-19 aşısı, Faz III aşamasına geçmiş durumdadır. Aşıların klinik etkinliğinin ve
yan etkilerinin daha geniş bir hasta popülasyonunda bilimsel değerlendirilmesi
sürmektedir. Eş zamanlı olarak Almanya ve İngiltere gibi ülkeler yurttaşlarının
aşılanması için adeta bir seferberlik içindedir. Saatte kaç kişinin aşılanabileceğine dair
çalışmalar sürmekte, fabrikalar şırınga üretmekte, aşılama merkezleri inşa
edilmektedir. Ülkemizde de benzer bir seferberlik haline bir an önce geçilmesi
yaşamsal önem arz etmektedir.

Aşılarla ilgili bazı şüpheler ve söylentiler (kaynağı menşe ülkenin itibarı, etkisi, yan
etkisi ve ücreti vb…) insanları aşı yaptırmama noktasına getirebilmektedir. Oysa
aşıların etkililiği ve güvenilirliği konusunda ilk ve son söz, bilime aittir. Diğer
yandan, aşı karşıtlığını engellemek ve aşı kararsızlığını gidermek için bilimsel
verilerin toplumla paylaşılmasının yanı sıra aşı organizasyonu ile ilgili olarak da şu
verilerin acilen kamuoyuna açıklanması gerekmektedir:

 Hangi firmadan yahut firmalardan kaç adet COVID-19 aşısı sipariş
verilmiştir?
 Getirilecek olan aşının ön onay dosyası ülkemize ulaşmış ve Bilim Kurulunca
/ yetkili mercilerce incelenmiş midir?
 İlk parti aşının ülkemize kesin olarak ne zaman gelmesi beklenmektedir?
 Aşının onayı noktasında nasıl bir mekanizma izlenecek ve onay ne zaman
verilecektir?
 İlk aşıların ne zaman yapılmaya başlanacağı hakkında net bir tarih
öngörülmekte midir?
 Aşıların öncelikli olarak kimlere yapılacağı konusu netliğe kavuşturulmuş
mudur?

 Öncelikli aşı yapılacağı açıklanan sağlık çalışanları içinde eczacılar ve eczane
çalışanları da bulunmakta mıdır?
 Aşı hangi koşullarda saklanacaktır, bu koşullara uygun yeterli altyapı var
mıdır? Böyle bir altyapı yoksa tamamlanması için hazırlık yapılmakta mıdır?
 Aşı hangi merkezlerden yapılacaktır? Hastaneler mi, aile sağlığı merkezleri
mi, seyyar sağlık ekipleri mi aşıyı yapacaktır? Ya da özel aşılama merkezleri
mi kurulacaktır?
 Aşı yapan kişilerin yanı sıra aşı sırasında izdihamı ve sağlık çalışanlarına karşı
şiddeti önlemek konusunda ne gibi önlemler alınacaktır, başka
görevlendirmeler yapılacak mıdır?
 Aşının etkinliğini izleme noktasında hangi yöntemler devreye sokulacak, ne
gibi önlemler ve görevlendirmeler yapılacaktır?
 Aşı karşıtlığı ve kararsızlığını azaltmak için Bakanlığımız ne gibi önlemler
almayı ve teşvikler sağlamayı düşünmektedir?
 Aşı ülkemize geldiği andan itibaren belirli kesimlerde oluşabilecek mevcut
tedbirlere yönelik gevşemenin önüne geçilmesi için ne gibi ek tedbirler
düşünülmüştür?
 Aşılar hazır mı gelecek yoksa Türkiye’de mi dolumları gerçekleştirilecektir?
Şayet hazır gelmeyecekse bunun için hazırlık yapılmakta mıdır?
 Ülkemize Mart ayına kadar olan dönemde ancak 50 milyon aşının geleceği
ifade edilmektedir. Bu durumda ancak 25 milyon vatandaşımız aşı
yaptırabilecektir. Dünya Sağlık Örgütü ise salgını durdurmak açısından tüm
toplumun aşılanması gerektiğini, sürü bağışıklığı yönteminin bilimsel olarak
sorunlu ve etik dışı olduğunu ilân etmiştir.. Bu durumda, ülkemizde yaşayan
herkesin aşıya eşit koşullarda ulaşması için gereken en az yüz yirmi milyon
doz daha aşı nasıl ve ne zamana kadar temin edilebilecektir?
Aşı karşıtlığı ve aşı kararsızlığı sadece aşı olmayan kişilerin hayatını riske atmaz;
salgının devamına da neden olur. Bu nedenle, birinci önceliğimiz aşı ile ilgili tüm
süreçlerin topluma yönelik bir şeffaflık içinde gerçekleştirilmesi olmalıdır.
Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.
Türk Eczacıları Birliği

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here