Varisi Hayatınızdan Çıkarın

0

Kadınların korkulu rüyalarından biri olan ve bacak estetiğini de olumsuz etkileyen varislerden kurtulmak hiç de sanıldığı kadar zor değil. Varis hastalığının Venablock yöntemiyle çok daha kolay tedavi edildiğini anlatan Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Fatih Yılmaz, konuyla bilgiler verdi.

Venablock yönteminin anestezi uygulanmadan kolaylıkla yapılabildiğini anlatan Op. Dr. Yılmaz, “Bu yöntemin diğer kapalı yöntemlerden farkı; ısıya dayalı olmadığı için anestezi ile işlem sonrası elastik bandaj ve varis çorabı kullanımı da gerektirmez” diye konuştu. Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Fatih Yılmaz, okurlarımıza yöntemiyle ilgili bilgiler verdi.

Fatih Bey, öncelikle okurlarımız için sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1979 yılında Amasya Taşova’da doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Amasya’da; Tıp fakültesi eğitimimi ise Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinde tamamladım. 1,5 yıl kadar Amasya Taşova Devlet Hastanesinde acil hekimi olarak çalıştım. 2011 yılında kalp ve damar cerrahisi ihtisas eğitimimi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamladım. Mecburi hizmetimi Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaptıktan sonra çeşitli hastanelerde görev aldım. Şu an Ankara Medical Park Hastanesi'nde çalışmaktayım. Hobilerim arasında seyahat etmek, yeni yerler keşfetmek, spor ve yürüyüş yapmak gelir. Hayatta her zaman başarı odaklı çalışmış ve sadece bunu gaye edinmiş bir insanım.
Birçok kadının korkulu rüyası varisten başlayacak olursak, en basit anlamıyla varis nedir?

Varis yüzeysel toplardamarlarda oluşan genişleme, uzama ve büküntülü bir hal alma durumudur. Bilindiği üzere toplardamarlar kirli kanı kalbe taşımakla görevli küçük borucuklardır. Toplardamarların içinde kanın tek yönde hareket etmesini sağlayan kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar kan kalbe doğru giderken, kanın tekrar aşağıya kaçmasına engel olurlar. Ancak bu esnada yer çekimi etkisine maruz kalırlar ve zamanla kapakçıklardaki bozulma sebebiyle damar genişler ve reflü dediğimiz kaçaklar oluşur. Varis hastalığının şikayetlerindeki temel neden budur.

Kimler risk altındadır?
Varis oluşumunda bilinen en önemli faktör ailesel yatkınlıktır. Bunun yanında ileri yaş, obezite, sigara kullanımı, dar kıyafetler ve topuklu ayakkabı giyilmesi ve uzun süre ayakta çalışma zorunluluğu olan meslek grupları risk altındadır. Özellikle kuaförler, öğretmenler, tezgahtarlar, eczacı ve kalfaları sayılabilir. Ayakta uzun süre hareketsiz kalmak toplardamar basıncını çok yüksek tutacağı için varise davetiye hazırlar.

Günümüzde insanlar en çok hangi sebeplerden dolayı varis problemi yaşıyor?
Varis hastalığı genel anlamda insanların yaşam konforunu bozan estetik görünüm problemi yaratan bir hastalıktır. Çok küçük çaplı örümcek ağı şeklinde kılcal damarlardan daha büyük çapta cilt yüzeyinde çok rahat görülen kabarık lezyonlara kadar varis hastalığı tanımına girer. Dışarıdan göz ile görülen hiçbir damar lezyonu olmasa bile varise sebep olan toplardamarda yetmezlik görülebilir. Bu hastalar ayakta kaldıkça ağrı, ayak bileğinde şişlik, ayak tabanında yanma, gece krampları gibi şikayetler ile baş etmek zorunda kalırlar. Ailesel yatkınlığı olmayan hastalarımızda dahi en çok meslek hastalığı olarak görmekteyiz. Ayakta uzun süre çalışmak zorunda olan meslek grupları en yüksek risk grubundadır. Kadınlarda dar kıyafetler ve yüksek topuklu ayakkabı kullanımı yine en sık varis sebebidir.

Varis tedavisi alanlardaki teşhis, tedavi yöntemlerinizi öğrenebilir miyiz? Bu tedavilerde kullanılan en iyi yaklaşımlar nelerdir?

Varis teşhisinde kullanılan en temel tanı yöntemi doppler ultrasonografidir. Dopplerde varise sebep olan damarın genişliğine ve kaçak seviyesine bakılarak teşhis edilir. Varisin hangi aşamada olduğunu bize gösteren ve çok kolay uygulanabilen bir yöntemdir.
Tedavide varis tedavisin temel prensibi, varise sebep olan damarın ortadan kaldırılması, devre dışı bırakılmasıdır. Çünkü bu damar işlevi yitirmiş ve vücuda zarar vermektedir. Bu amaçla tedavi prensibi açık cerrahi ve kapalı yöntemler olarak ikiye ayrılabilir. Açık cerrahide kesi uygulanarak damar komple çıkartılır. Kapalı yöntemlerde ikiye ayrılır; ısıya dayalı yöntemler ki, bunun en çok bilinenleri lazer, radyofrekans, buhar gibi yöntemlerdir. Bu yöntemlerin tamında kesi uygulanmadan damar içerisine yüksek ısı verilerek damarın yakılması amaçlanır. Son zamanların en popüler ve tercih edilen tedavi yöntemi olan Venablock yönteminde ise damarın her iki duvarının birbirine yapıştırılması yöntemidir.

Uyguladığınız Venablock yöntemi ile 3 dakikada varis ameliyatı yapıyorsunuz. Venablock yöntemini biraz daha açabilir misiniz?

Venablock yöntemi varis tedavisinde gelinen son noktadır. Yüksek teknoloji içeren tamamen milli ve yerli kaynaklar ile üretilen biyolojik bir yapıştırıcı kullanılarak yaklaşık 3 dakikada varisi tamamen ortadan kaldırabilen bir yöntemdir. Bu yöntemde damarın içine ultrasonografi yardımı ile iğne ile girilerek özel bir katater kullanılarak damar içine biyolojik yapıştırıcı ilaç uygulanır. Çok hızlı bir şekilde damarın birbirine yapışarak ortadan kaybolduğu görülür. Bu yöntemin diğer kapalı yöntemlerden farkı; ısıya dayalı olmadığı için anestezi ile işlem sonrası elastik bandaj ve varis çorabı kullanımı gerektirmez.

Uygulanan tedaviden sonra varisin tekrar çıkma olasılığı var mı?

Venablock yöntemi diğer bütün yöntemlere kıyasla başarı oranı eşit olan veya bir miktar yüksek olan tedavi yöntemidir. Yapılan bilimsel bir çalışmalarda yüzde 1 ila 3 arasında bir geri dönüş olduğu görülmektedir. Başarı oranı yüzde 97 civarında olan bir tedavi yöntemidir. Peki hasta, tedavi sonrası günlük hayatına devam edebiliyor mu? Gayet tabi. İşlem uygulandıktan hemen sonra hasta ayağa kalkabilir, yürüyüş yapabilir ve gündelik hayatına hızlıca kavuşabilir. Çünkü bu yöntem anestezi uygulanmadan kolaylıkla yapılabilen bir yöntemdir. Anestezi korkusu olan hastalarımızda rahatlıkla ve güvenle uygulayabileceğimiz bir tedavi yöntemidir.

Özellikle kadınlarda estetik görünüm kaygısı oluşturan kılcal damarları tedavi edebiliyor muyuz?

Telenjektazi dediğimiz bu küçük çaptaki kılcal damarlar haklı olarak kadınlarda ciddi bir estetik kaygı oluşturmaktadır. Bu kılcal damarların tedavisinde estetik bir yaklaşım ile mevcut görünümü bozan kılcal damarların yok edilmesi amaçlanır. Bu amaçla en sık kullanılan yöntem skleroterapi yöntemidir. Çok küçük çaplı iğneler ile bu kılcal damarların içine girilerek damarlar ortadan kaldırılır. Kişiden kişiye değişmekle birlikte yüksek oranlarda başarısı olan ve yüz güldüren bir tedavi yöntemidir.

Son olarak varis denilince akla varis çorapları geliyor. Cerrahi operasyon gerektirmeyen hastalarınıza medikal alanda hangi alternatif çözümleri önerirsiniz?

Varis tedavisinin vazgeçilmezi olarak bilinen varis çorapları çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Başlangıç safhasında olan varislerde ve ameliyat olmayı kabul etmeyen hasta gruplarında kullanılmakta ve fayda göstermektedir. Unutulmamalıdır ki varis çorapları oluşan bir varisi tedavi etmez, varisin ilerlemesini ve ağrı, şişlik oluşumunu azaltır. Diğer tedavi yöntemlerinin aksine Venablock yöntemi sonrasında varis çorabı uygulaması gerekmez.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here