Yan Yana Gelmemesi Gereken İki Kelime: Sağlık ve Şiddet!

0
Sağlık ve şiddet

Malumunuz, ülkemizde her yıl sağlık çalışanlarının maruz kaldığı yüzlerce şiddet olayı ile karşılaşmaktayız bu sebeple sizinle paylayacağım ilk yazımda “Sağlıkta Şiddet” konusunu hem güncel hem de hukuki boyutuyla ele almaya çalışacağım.
Yapılan araştırmalara göre ülkemizde;
Sağlık çalışanlarının şiddete maruz kalma oranı % 49 – 91 arasında olup, şiddetten ruhsal olarak etkilenme oranı ise % 36 – 92 arasındadır. Şiddete en sık Pratisyen Hekimler ve Hemşirelerin uğradığı tespit edilmiş ve şiddet olaylarının diğer servislere göre acil servislerde daha yaygın olarak görüldüğü gözlemlenmiştir. Aynı zamanda kadınların şiddete uğrama sıklığının da erkeklere göre daha yüksek oranlarda olması ortaya çıkan dikkat çekici sonuçlardandır.
Sağlık çalışanlarının maruz kaldığı şiddet oranlarının azaltılması ancak belli bir eylem planı içerisinde gerçeğe dönüşebileceği yadsınamaz; zira bilindiği üzere bu doğrultuda Sağlık Bakanlığı’nca “Sağlıkta Şiddete Sıfır Tolerans Eylem Planı” hazırlanmış ve uygulamaya konulmuştur. Sağlıkta şiddetin azaltılmasına yönelik bu çabalara rağmen, ne yazık ki arzulanan sonuçlar hala alınabilmiş değildir ve hemen her gün sağlıkta şiddet haberleriyle karşılaşmaya devam etmekteyiz.
Sağlık hizmeti sunulan ortamlarda şiddetin birçok değişik türlerine rastlanmaktadır. Bunlar; sözel şiddet, davranışsal şiddet (aşağılayıcı davranışlar), fiziksel şiddet, cinsel taciz, tehdit edici davranışlar; zarar verme niyetinin gösterilmesi, tehdit edici vücut dili, sözel veya yazılı tehdit, mobbing (psikolojik taciz, bezdirme) olarak ortaya çıkabilir. Yalnızca fiziksel şiddet değil, diğer şiddet türleri de özellikle sözlü kaba ifadeler, psikolojik şiddet de hassasiyetle değerlendirilmeli, önlenmelidir.
Sağlık çalışanlarına yönelik öldürme, kasten ve bilinçli yaralama, hakaret, hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik tehdit, cebir kapsamındaki suçların soruşturulması şikâyete tabi olmayıp, kamu adına takip edilen suçlardır. Tehdit, hakaret veya fiziksel bir saldırı ile karşı karşıya kalan sağlık çalışanı sağlık kuruluşu yöneticisine, hastane polisine bilgi vermesi suçun soruşturulması açısından yeterlidir. Sağlık kuruluşu yöneticilerinin şiddet olaylarını ilgili birimlere bildirme, polisin de yapılan ihbar hakkında adli işlem başlatma yükümlülüğü vardır. Sağlık çalışanı, kendisine yönelik saldırıların faili hakkında başlatılan hukuki sürece isterse müdahil olabilir, şikâyetçi olarak yargılamaya katılması zorunlu değildir.
Şiddet içeren eylemler nedeniyle zarara uğrayan sağlık çalışanı, uğradığı zararın tazminini saldırgandan ve güvenli-sağlıklı koşullarda çalışma ortamı sağlayamayan kurumdan/kuruluştan da isteyebilir.
Bu nedenle sağlık çalışanlarının görevleri esnasında şiddete maruz kalması halinde hukuki anlamda izlemesi gereken adımları bilmesi oldukça önemli ve gereklidir. Görev esnasında şiddete maruz kalınması durumunda aşağıda sırasıyla belirttiğim hususların
uygulanması yerinde olacaktır.
o Kuşkusuz ilk olarak hastane polis ve güvenlik birimlerine olay hakkında bildirim
yapılmalı,
o Güvenli ortam oluştuktan sonra olayla ilgili tutanak tutulmalı,

Söz konusu tutanakta;
– Saldırganın İsmi(biliniyorsa)
– Saldırganın kişisel özellikleri (saldırganın ismi bilinmiyorsa)
– Olayın yaşandığı yer, tarih, saat bilgisi,
– Olayın başlangıç-süreç- sonuç bilgileri,
– Çevrede tanık varsa isim, imza ve iletişim bilgileri bulunmalıdır.
o Darp veya yaralama gibi durumlar söz konusu ise tıbbi rapor alınmalı,
o “113” numaralı telefon veya “www.beyazkod.saglik.gov.tr’den olay bildirimi
yapılmalı ve Tabip Odası Şiddet Başvuru Hattı aranarak hukuki destek talep
edilmelidir.

Unutulmaması gerekir ki sağlıkta şiddet olayları üzeri örtüldükçe ve saldırganlar adalet önüne çıkmadıkça devam edecektir. Bu sorunun ortadan kalkması isteniyorsa söz konusu olaylar
gerekli mercilere intikal ettirilmeli ve hukukun verdiği tüm haklar kullanılmalıdır.
Mesleğinizi huzur içerisinde sürdürdüğünüz, bu önerilerimi kullanmaya ihtiyacınızın
kalmadığı günlerin en yakın zamanda gelmesi dileklerimle…

Av. Mustafa GÖNÜL
(İstanbul Barosu’na Kayıtlı Avukat)
Hakları Saklıdır © 2017 – İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Görüş ve önerileriniz için ; av.mustafagonul@gmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here