sağlık haberleri covid koronavirüs atama sağlık personeli alternatif tıp sendika haberleri anne ve çocuk hastalıklar sağlık turizmi sağlık hukuku biyoteknoloji ilaç ve patent
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, katıldığı bir canlı yayında; yeni yılda uygulanacak asgari ücret ile emekli maaşlarında yapılacak zamma ilişkin açıklamalarda bulundu.   Memur ve Emekliye Zam Oranı Belli Oldu!: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TRT Haber canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı. Yılmaz, asgari ücret artışı, memur ve emeklisinin maaş zammına yönelik konuştu. Yılmaz, 5 yıllık ülke risk...
17/12/2023 11:22
Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, son günlerde kamuoyunda yer alan iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu. Karabayır, sendikalarının başka sendikaların seçim süreçleriyle ilişkilendirilmeye çalışılmasının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Karabayır, bazı platformlarda ve kulislerde şahsı ve Türk Sağlık-Sen Bursa Şubesi üzerinden çeşitli iddiaların gündeme getirildiğini üzülerek takip ettiklerini ifade ederek, “Farklı sendikalar...
01/04/2026 19:14
  Yurt dışında sağlık personeli olabilmek için Sağlık Bakanlığı’nın istediği bazı kriterlerin yerine getirilmesi gerekmektedir. Yurt dışında sağlık personeli olarak çalışmak, bakanlığın talep ettiği personel alımları ile kolaylıkla mümkün olmaktadır. İstenen şartları yerine getiren sağlık personelleri yurt dışı ülkelerin sağlık tesislerinde tüm unvan ve tıbbi kollarda çalışabilmektedirler. Yurt Dışında Sağlık...
10/05/2021 17:46
Özel Sigorta Şirketleri Listesi ve İsimleri ,Türkiye’de sigortacılık sektörünün ön planda yer alan sektörlerden bir tanesi olduğu bilinmektedir. Uzun bir geçmişse sahip olan sektör bağlamında pek çok sigorta şirketi bulunmakta olup bu şirketlere her geçen gün bir yenisi eklenmektedir. Türkiye’de bulunan sigorta şirketlerinin bazılarının oldukça köklü olduğu bilinmekte olup bu...
23/04/2021 20:12

Covid 19 Tanısı İş Kazası mı ? Yoksa Meslek Hastalığı mı ?

Covid 19 Tanısı İş Kazası mı ?  Yoksa Meslek Hastalığı mı ?

Sosyal Güvenlik Hakkı; temel insan haklarından olup, uluslararası hukuk normları ile Anayasa’da güvence altına alınmıştır. Bu hak bireyleri toplum içinde iktisadi bakımdan desteklemeyi, muhtaçlığa düşmesini önlemeyi, sosyo – ekonomik ve fizyolojik risklerin sonuçlarına karşı korumayı hedef alan bir haktır. Çalışanın mesleğini icrası sırasında sürekli tekrarladığı faaliyetlerden dolayı ya da icra edilen işin niteliği veya işin şartları nedeniyle mesleği ile bağlantılı olarak meydana gelen hastalıkları da sosyal güvenlik sistemi içerisinde bir sosyal risk olarak kabul edilmekte ve bu hastalıklar meslek hastalığı olarak nitelendirilmektedir. Meslek Hastalığı; gerek Dünya Sağlık Örgütü (WHO) gerekse Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) belgelerinde ve diğer uluslararası kaynaklarda “zararlı bir etkenle insan vücudu arasında, çalışan işe özgü neden-sonuç, etki-tepki ilişkisinin ortaya konulabildiği hastalıklar grubu” olarak tanımlanmaktadır.

Mevzuatımızda ise Meslek Hastalığı’nın tanımı; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Meslek hastalığının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması” başlıklı 14. maddesinin ilk fıkrasında yapılmıştır. İlgili fıkraya göre; “Meslek Hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlleri”dir. Ayrıca 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının “l” bendinde de Meslek Hastalığı, “mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalık” olarak tanımlanmıştır.

Gerçekten de; “Meslek Hastalığı” işin nitelik ve yürütüm şartları sonucu ya da işyerinin durumu dolayısıyla yavaş yavaş ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Esasen Meslek Hastalığı’nı İş Kazası’ndan ayıran en büyük özellik, İş Kazası’nda kazayı meydana getiren sebebin bir defada cereyanı iken, Meslek Hastalığı’nda bu sebebin devamlı olarak tekrarlanmasıdır. Bu nedenle Meslek Hastalığı, İş Kazası gibi aniden ve çok kısa bir zaman aralığında meydana gelmemekte zamana yayılmaktadır.

Yine Meslek Hastalığı için aranacak şartlardan; ilgili Yönetmelik’te yer alması, belirtilen süre içerisinde meydana gelmesi ve Kurum Sağlık Raporu ile saptanmasıdır. 5510 sayılı Kanun’un 14. maddesinin son fıkrasında; “Hangi hâllerin Meslek Hastalığı sayılacağı, İş Kazası ve Meslek Hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak Yönetmelik’te düzenlenir. Yönetmelik’te belirlenmiş hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nca karara bağlanır.” düzenlemesi getirilmiştir.

Çalışılan veya yapılan işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütümü sonucu Meslek Hastalığı’na neden olan etkilerle karşılaşması elbette Meslek Hastalığı’nın varlığı için yeterli değildir. Aynı zamanda geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlinin de ortaya çıkması gerekmektedir.

Uyuşmazlığın çözülmesi yönünden, öncelikle, hangi olayın İş Kazası olduğunun saptanmasında başvurulacak yasal dayanakların ve uygulanacak ilkelerin ortaya konulmasında yarar vardır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesine göre İş Kazası; “a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak iş yeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.

5510 sayılı Kanun’da İş Kazası sayılan hallerden (b) bendi dışında kazanın yapılan işle ilgisini aranmamaktadır. İş Kazası kavramının Kanun’da bu şekilde geniş düzenlenmesinin sebebi Sosyal Güvenlik Hakkı’nın koruyucu kapsamının mümkün olduğunca genişletilmesinin amaçlanmasıdır.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 3. maddesine göre ise; “İş Kazası, işyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olayı” şeklinde tanımlanmış olup, bu tanım hem bireysel iş hukuku anlamındaki İş Kazası tanımından hem de sosyal güvenlik hukuku anlamındaki İş Kazası tanımından farklılık göstermektedir. 6331 sayılı Kanun ile getirilen İş Kazası tanımına göre; işin yürütümünden kaynaklanan kazaların yanında işyerinde meydana gelen kaza da İş Kazası olarak kabul edilmektedir.

Bu açıklamaların ışığında; Pandemi Hastanesi olarak kabul edilen Hastaneler’de görev yapmakta iken, Covid-19 tanısı hatta ön tanısı alan Sağlık Çalışanları için İş Kazası Bildirimi yapılması, Covid-19 tanısı alan Sağlık Çalışanları’nın sağlık hizmeti sunucularına başvurularında MEDULA üzerinden İş Kazası Provizyonu alınması (bizce) mevzuata ve Yargı Kararları’na uygun olacaktır.

Bu konudaki tereddütlerin giderilmesi ve işlemlerin hızlandırılması için; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü Mevzuat İşleri Daire Başkanlığı’ndan Görüş beklenilmektedir.

Ayrıca belirtmek gerekir ki; özellikle Pandemi Hastaneleri’nde sadece Sağlık Personeli’nden numune alacak ayrı birimler açılması, Sağlık Çalışanları’nın tümünün taramalarının yapılması, sonrasında da makul aralıklarla PCR kontrollerinin sağlanması önerilmektedir.

SONUÇ YERİNE;

Pandemi Hastanesi olarak kabul edilen Hastaneler’de görev yapmakta iken, Covid-19 tanısı, hatta ön tanısı alan Sağlık Çalışanları için; mevcut durum, olaylar, ilgili mevzuat ve emsal Yargı Kararları kapsamında “İş Kazası” kavram ve mevzuatının uygula(n)ması gerektiği yönündeki kanaatimizle birlikte; somut olayların oluşturacağı soru ve sorunlar, pandeminin üreteceği yeni konu ve hususlar, şimdiden öngöremediğimiz tıbbi gelişme ve süreçler ile mevzuatta da olabilecek değişiklikler düşünüldüğünde, İş Kazası ile Meslek Hastalığı kavramları ve ihtilaflarının daha da içiçe gireceği ve bir dönem daha tartışılacağı öngörülebilir bir gerçekliktir.

Ayrıca da; ilgili Sağlık Çalışanı’nın görevi ve konumu ile birlikte Covid-19 tanılı hasta ile temas ihtimali ile, ilgili Sağlık Kuruluşu’nun Pandemi Hastanesi sıfatını taşıyıp taşımadığı hususları, ayrı bir boyutta tartışma konusu yapılmalıdır.

Nasıl ki; Hekimlik uygulamasında “Hastalık Yoktur, Hasta Vardır.” ilke, kural ve prensibi ne kadar doğru ve yerinde ise; her bir olay, ihtilaf, dava içeriğinin farklı, hatta bambaşka olduğu bilinci ile, Covid-19 tanısı alan Sağlık Çalışanları’nın durumunu an itibariyle kısaca özetleyen Yazı’mız hakkında, bu çerçevede bir değerlendirme ve nitelendirme yapılmasını dilerim.

Sağlıklı Günler.

Avukat Ümit Erdem

Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.